Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi
Üroloji AD Öğretim Üyesi
Örneğin; hekimlerin günlük pratiğinde, “bende prostat başladı, çok sık idrara çıkıyorum” diyen ama aslında şeker hastalığı olan basit bir idrar tahlili ile şeker hastalığı tanısı, diyabet tanısı konulan hastalar olmaktadır. “Çok sık idrara gidiyorum, bende galiba prostat başladı” diye gelen hastaların günlük yaşam alışkanlıkları incelendiğinde örneğin; çok fazla su içmelerinden kaynaklanan, buna bağlı şikâyetlerin olduğu ortaya konulabilmektedir.
Ülkemizde yaşayanları düşündüğümüzde, bu sıvı alma alışkanlıkları açısından çay tüketimini dikkate almak gerekiyor. Çok çay tüketen bir toplumuz ve dünya sıralamasında yıllık kişi başı yaklaşık 10 kg çay tüketimimiz söz konusudur. İnsanlar bunu normal olarak görmektedirler ama sadece doğru değerlendirildiğinde çay tüketimini kısıtlayarak şikâyetlerin büyük ölçüde rahatlatıldığı hastalar söz konusudur.
İdrar şikâyetleri altta yatan çok ciddi nörolojik hastalıkların ön belirtisi olabilmektedir. Nörolojik hastalıklardan MS, Parkinson gibi hastalıkların başlangıcında hastalarda idrar kaçırma şikâyeti görülebilmektedir. Prostat dokusundaki değişiklikler bir yaştan sonra ciddi bir şikâyet oluşturabilmektedir. Ancak burada gece zor idrar yapma, gece idrara kalkma gibi şikayetler sadece prostata bağlı değildir. Bunu çok iyi değerlendirmek gerekmektedir. İdrar yapmaya bağlı yaşanan sorunlar prostata bağlı ise, prostat dokusuna yapılan cerrahi işlemler sonrasında kişilerde rahatlamaya bağlı büyük memnuniyet elde edilmektedir.
Sadece prostata bağlı olmayan şikâyetlerin ameliyattan sonra geçmeyebileceği, onlara ek tedaviler gerekebileceğini ortaya koymak açısından, bu hastaları çok iyi değerlendirmek ve prostat dışı idrar şikâyetine sebep olabilecek durumları da ortaya koymak gerekiyor.
Bir hasta idrar şikâyeti ile ilgili hekime başvurduğunda ve idrar şikayetinin öncelikle iyi huylu prostat büyümesinden dolayı idrar kanalında tıkamaya bağlı olarak ortaya çıktığı düşünüldüğünde hastanın değerlendirilip, teşhise yönelik gerekli tarama yapılarak öncelikle medikal tedavinin başlatılması önemsenmektedir.
Medikal tedaviler arasında, idrar yolu üzerinde prostatın yaptığı tıkanmayı veya baskıyı azaltarak kişinin daha rahat idrar yapılabilmesini sağlayan çok iyi ilaçlar kullanımdadır ve bu ilaçların düzenli kullanılması gerekmektedir. Genelde hastalar bir kutu kullandıktan sonra, ilaç kullanımını bırakabilmektedirler. Bu ilaçlar tedavi edici özelliği olan ilaçlar değildir. Bu ilaçlar sadece prostatın idrar kanalına yaptığı baskıyı azaltarak, daha rahat idrar yapmayı sağlayan ilaçlardır. Bunun dışında prostat dokusunu küçültücü ilaçlarda vardır. Prostatın büyüklüğü belirli bir gramın üzerindeyse prostat dokusunu küçültücü ilaçlar medikal tedavilerde kullanılmaktadır.
Medikal tedavinin başarısız olduğu durumlarda ve bazı farklı durumlarda, hastalara ameliyat önerilmektedir. Ameliyatı önerirken hastanın durumunu çok iyi değerlendirmek ve soruna yönelik tedaviyi çok iyi belirlemek gerekmektedir. Doğru teşhis ve doğru tedavi belirlemelerinde doğru şartlar olduğunda ameliyatı mutlaka yapmak gerekmektedir ki, hastanın bu ameliyattan sonra mutluluğu, memnuniyeti artsın.
Mutlaka ameliyat olması gereken iyi huylu prostat büyümesinde idrar torbasındaki değişiklikler ile idrar torbası duvarındaki kalınlaşmalardır. Genelde kanser olarak algılanan idrar torbası duvarındaki kalınlaşma aslında idrar torbasının önündeki tıkanıklığı gidermek için yıllardan beri yaptığı fazla kasılmalar nedeniyle yorulmasına bağlı oluşan değişimden ibarettir. Kasılan idrar torbası kas hücrelerinin yerine kasılmayan kolajen dokular gelmesiyle idrar torbasının doku yapışının değişmesi ve idrar torbası fonksiyonunun azalması anlamını taşıyan bir kalınlaşma durumudur.
Bu durumu gördüğümüzde artık hastaya mutlak olarak bu tıkanıklığın açılması gerektiği hekim tarafından söylenmektedir. Çünkü müdahalede geç kalınması durumunda, ameliyattan elde edilecek başarı ortadan kalkmaktadır.
İdrar torbasında taş oluşması, böbreklerde biriken idrara bağlı şişme, sık idrar yolu enfeksiyonu ve prostata bağlı kanamalar mutlaka ameliyat yapma nedenlerini oluşturmaktadır. Ameliyatta tıkanıklık yapan prostatın iç kısmının net anlaşılması için prostat dokusunu bir portakal olarak düşündüğümüzde; portakalın kabuğunu bırakıp, tıkanıklık yapan portakalın iç kısmını çıkarmaya benzer prostat ameliyatları yapılmaktadır. Bunlar günümüzde genelde endoskopik olarak yapılan kapalı ameliyatlardır. Yani ameliyat için hastaların karınları kesilerek açılmamakta, birkaç delikten girilerek aparatlar yardımıyla yapılmak istenen gerçekleştirilmektedir. Artık nadiren açık ameliyatlara başvurulmaktadır.
Endoskopik yöntem ile yapılan ameliyatlarda prostatın iç kısmının çıkartıldığı veya azaltıldığı, halk arasında çok iyi bilinen “tur yöntemi” işlemi yapılmaktadır. Bu yöntem ile prostatın idrar kanalına baskı yapan kısmı aşındırılarak tıkanıklık yapan prostat kısmı ortadan kaldırılmakta, idrar akışı rahatlıkla sağlanabilmektedir.
Bunun dışında lazer teknolojileri ile yapılan günümüzün popüler ameliyatlarından HOLEP ameliyatı tedavileri de hızla yaygınlaşmaktadır. Holep ameliyatı prostat büyüklüğünden bağımsız olarak her türlü prostat ağırlığında, prostatın içini mesaneye doğru lazer ile iterek, başka bir cihazla o büyük parçaları küçük parçalara ayrılıp, mesane dışına alınmaktadır. Oldukça başarılı, yüz güldürücü ameliyattır.
İnsanların prostatlarında bir hastalık olduğunda ve prostat dokusuna müdahale edildiğinde, müdahale sonrası gerek idrar yapma, gerekse de cinsel yaşam yetkinlikleri konularında nelerin beklenmesi gerektiği önemlidir. Halkımız arasında prostat ameliyatından sonra olacak bazı durumlar konusunda insanların kendilerine göre doğru, ancak bilime göre yanlış bilinenler söz konusudur.
Prostatı bir portakal olarak düşündüğümüzde prostat için iki ayrı ameliyat söz konusudur. Bu ameliyatlardan birincisi, portakalın tamamını çıkarttığımız kanser ameliyatları bir de, içini çıkarttığımız iyi huylu prostat büyümesine bağlı tıkanıklık açıcı ameliyatlar. Bunlar çok farklı ameliyatlardır. Halk arasında bu ameliyattan sonra “cinsel organda sertleşme problemi ve idrar kaçırma problemi olur” diye bir bilgi söz konusudur, ancak bu bilgi daha çok prostat kanseri olan kişilerin ameliyatlarından sonra beklenebilmektedir.
Prostat dokusu kılıfı ile birlikte çıkarıldığında komplikasyon görülmesi ameliyat sonrası beklenebilen bir durumdur. Ameliyat teknikleri ve teknolojilerinin gelişmesi nedeniyle bu komplikasyonlar günümüzde çok fazla oranda görülmemektedir. Robotik cerrahi yöntemlerinin günümüzde gösterdikleri gelişim ile ameliyat başarılarını oldukça iyi seviyelere taşımayı sağlamıştır. Açık cerrahi uygulamalarında da metotların gelişmesi ile cerrahi sonrası başarıda büyük aşamalar kaydedilmiştir. Donanımlı merkezlerde, yüksek deneyimli cerrahlar tarafından iyi yapılan prostat cerrahisi sonrasında da komplikasyonlar hem sayısal olarak hem de büyüklük olarak çok düşük seviyelere inebilmiştir. Görülen komplikasyonlarında tedavileri mümkündür.
Ameliyat sonrası görülebilen idrar kaçırma problemini hafif, orta ve ağır olarak sınıflandırdıktan sonra, eğer hasta kanser cerrahisi birinci yılında, hala idrar kaçırıyorsa, hafif tipte askı ameliyatlarıyla bu sorun ortadan kaldırılabilmektedir. İdrar kaçırma ağır tipteyse kelepçe denen yapay vanalarla bu sorun tedavi edilebilmektedir.
Prostat için kanser cerrahisi sonrası cinsel organda sertleşme problemleri olabilmektedir. Çünkü sertleşme ile ilgili sinirler, damarlar prostat kabuğunun da çıkarıldığı ameliyatlarda hasar görebilmektedir. Uygun hastalarda sinir koruyucu cerrahi yaparak, hastaların cinsel organlarındaki sertleşme problemi ameliyattan sonra medikal tedavi desteği ile iyileştirilebilmektedir.
Tıkanıklık açıcı, iyi huylu prostat büyümesindeki ameliyatlarda idrar kaçırma veya cinsel organda sertleşme problemi çok nadir olarak ortaya çıkabilen durumlardır. Bu ameliyatlardan sonra hastaların hayatlarında ilişki sırasında, meninin geri kaçma durumu olabilmektedir. Bu durum mutlaka ameliyat öncesinde hastalara bilgi olarak verilmelidir.
Meninin idrar torbasına geri kaçması kişilerin cinsel organlarının sertleşme potansiyelinde bir problem ve azalma yaratmamakta, geri kaçan meni kişinin sağlığında herhangi bir olumsuzluk yaratmamaktadır. Bu olumsuzluklar, prostat ameliyatlarından sonra hastaların hayatlarındaki beklenilen durumlardır. İdrar kaçırma problemine ilave olarak ameliyattan sonra idrar tutmaya yarayan kasların zarar görmesi nedeniyle istenmeden damla damla idrar kaçırma denilen stres tipi idrar kaçırma problemi de görülebilmektedir. Bu farklı bir idrar kaçırma durumudur ve bazen hasta ani idrar hissi ile tuvalete yetişemeden idrar kaçırma sorunu yaşayabilmektedir ve bu şikâyette ameliyat sonrası medikal tedaviler ile ortadan kaldırılabilmektedir.